Gönderen Konu: İletilerin anlattıkları  (Okunma sayısı 22098 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

« Yanıtla #1 : »
Hayali bir kullanıcı yaratalım, adı da Bulgur olsun. Bulgur şöyle bir ileti yazmış:

"yaa arkadarlaş çok ilginç bi sorunum var bakalım çözebilcekmisiniz benşimdi bi dvd yazmatya calisıyom ama olmyo bi türlu yazamıyo cdyi naapçaz nasıl yazcam yeni adldıydım bu cd raytırıda ya lütfen yardim edin noolur çok aciil lazım yardım. ama 5 gün sonra cevap yazarssanız bozuşşuruz ona göre ha"

İletisiyle şunları anlatıyor Bulgur:

1a-Benim zamanım değerli, sorunu düzgün bir şekilde açıkça ve Türkçe olarak yazmakla uğraşamam. Durumu anlayın işte.
1b-Türkçe yazıyorum işte, neresi yanlış yazdıklarımın? Günlük hayatta da böyle konuşmuyor muyuz?

2a-Biraz yanlış yazmış olabilirim ama işiniz ne okuyunca anlaşılmayacak bir şey değil. Yardım etmek için burada değil misiniz? Sadece soruya cevap verin yeter bana.
2b-Sizi tanımıyorum, kim olduğunuzu bilmiyorum ve umurumda da değil. Size niye saygı göstereyim?

3a-Hayatım o kadar basit şeylerden oluşuyor ki bu mesele için bile siz tanımadığım insanlara yalvarabilirim.
3b-Nasıl olsa ne ben sizi tanıyorum ne siz beni, yarın bir gün de tanışacak değiliz, size yalvarmışım ya da küfür etmişim hiç önemi yok.

4a-Herşeyin merkezinde ben varım, siz ve geri kalan her şey de benim dünyamın önemsiz parçalarısınız. Eğer böyle bir sorunum varsa özel olmalı tıpkı benim gibi.
4b-Siz çocuklar tuhaf sorunları seversiniz, benim sorunum da tuhaf ve size eğlenme fırsatı veriyorum. Bu sayede ben de sorunu çözmüş olacağım.

5a-Sorunumu daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum, konuyla ilgili olabilecek her şeyi yazdım.
5b-Siz de biraz akıllı olun canım, leblebi deyin işte.

Akla gelebilecek sorular:
1-Bulgur hangi dili kullanıyor?
2-Bu sorunun sadece kendisinde olduğunu düşündüren ne?
3-Dvd yazma konusunda bu denli acil ne olabilir, hadi orası beni ilgilendirmez madem bu kadar acil niye başka bir yerde yazmıyor?
4-Cd-Rewriterda Dvd mi yazmaya çalışıyor?
5-Fikir almak çin neden yalvarıyor?
6-Beni neden bozuşmakla tehdit ediyor, bunu umursayacağımı düşündüren ne?

Bir de Pilav adlı kullanıcı var ve o da bir ileti yazmış. Tesadüf bu ki aynı sorunu yaşıyorlar:

"Dün bilgisayarıma yeni bir Dvd-Rewriter aldım. Dvdlerimi sorunsuzca okuyor ve cd yazabiliyorum ancak Falanca yazılımla dvd yazmaya çalıştığımda hata mesajı veriyor. Benzer bir sorun yaşayan var mı diye forumda araştırma yaptım. Bir arkadaşın, kullandığı yazılım nedeniyle dvd yazamadığını ve farklı bir yazılım kullanarak sorunu çözdüğünü gördüm. Ben de 3 farklı yazılım denedim ama yine aynı hata ile karşılaşıyorum. Sorunun nedeni ne olabilir?"

İletisiyle şunları anlatıyor Pilav:

Herkesin zamanı ve isteği el verdiğince birbirine yardım etmeye çalıştığı bir platformdayım.
Öncelikle sorunumu kendim çözmeye çalışayım hem böylece bir şeyler de öğrenmiş olurum.
Sorunu anlayabilmeleri ve çözüm üretebilmeleri için açık ve düzgün bir şekilde ayrıntılarıyla anlatayım.
Dil kıyafet gibidir, birilerinden yardım isteyeceksem karşılarına temiz ve düzenli çıksam iyi olur. 

Son olarak bir düşüncemi daha belirteyim:
Foruma ileti yazmak anlık bir uğraş değil çünkü anlık mesajlaşma değil, karşılıklı sohbet değil. Söylenecekleri dile getirmek için yazılmayı bekleyen beyaz bir sayfa var. Bu beyaz sayfaya akla gelen ilk düşünceyi yazmak pek akıllıca değil. Ağzımızdan çıkanı kulağımızın duyacağı bir ortamdayız.

Not: Bu iletide yazılanların gereksiz, lüzumsuz, kışkırtıcı, saldırgan v.b görülmesi halinde silinmesinde bir mahsur yoktur.
Not: Yanlış anlaşılabilecek bir konuyu daha belirtmekte fayda var; Ne Bulgur'dan ne de Pilav'dan dilbilgisi ve yazım ile ilgili bir mükemmellik beklenmiyor, burada mühim olan ileti yazarken ne derece özen gösterildiğinin anlaşılması.

Düzenleme nedeni: "Ben de 3 farklı yazlım denedim"
« Son Düzenleme: 22 Mart 2012 - 02:54:39 Gönderen: if »
Özgürlüğü ne kadar anlarsan o kadar az sahip olursun. John Fowles

« Yanıtla #50 : »
Hikayedeki Bulgur tarzında arkadaşlar durumlarının farkında asla olamıyorlar. Yazılanları okumuyorlar ve okusalar bile anlayamıyorlar. Malesef bir kısım yeni nesil bu şekilde yetişiyor. Karşısındaki insanın onun ihtiyacını gidermeye mecbur olduğu düşüncesindeler. "Eğer sen bir forum açtıysan benim soruma yazdığımı anlayıp benim anlayacağım şekilde cevap vermek zorundasın." düşüncesindeler. Bu tip insanlarla her yerde karşılaşılıyor. Fakat hiçbir şekilde yardım edilemiyor. Çünkü eğitilmeye(yontulmaya) müsait bir yapıları yok.

Dil bilgisi, imla kuralları gibi kavramlardan bihaberler. İnsanları aşağılamak veya küçümsemek anlamında söylemiyorum bunları. Fakat durum bu. Bu tarzda olan arkadaşlara ilk zamanlar çok şişiyordum. Fakat zamanla şöyle yapmaya başladım. Görmemeye, cevap vermemeye, sanki yoklarmış gibi davranmaya.

« Yanıtla #51 : »
Üslup hususundaki hassasiyetin çok değerli olduğunu düşünüyorum; zira konuşulduğu gibi yazmak, nasıl konuşulduğuna işaret ediyor. Çokseslilik vazgeçilmez, yararlı ve gerekli elbette, fakat bu "nasıl istersem öyle yazarım" demek değil. Bu bakımdan incelik taşıyan ve gösteren arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum. Sizi seviyorum.

« Yanıtla #52 : »
Güncel.

« Yanıtla #53 : »
Kesinlikle güncel :)
Yazı harika gerçekten ellerinize sağlık, ayrıca @plymouth'un düşünceleri gerçeği yansıtıyor, katılmamak ve tekrar herkese teşekkür edip takdir etmemek elde değil.

         Bu konunun geri de kalan kısmında söylediklerim hakkında bir kaç şey daha söylemek istiyorum.
        Ubuntuyla tanışmam ve ilk  kez foruma girmem ile hayatım değişti. Bu öyle bir değişim oldu ki para biriktirdim ve İstanbul'a geldim Linux konusunda kendimi geliştirmek için Linux eğitimi veren bir yere kaydoldum.
        Tabi bunda sizin de çok büyük bir rolünüz var.  Teşekkürler...

Yalnız bu olayın devamı nasıl gelişti onu çok merak ediyorum, sakıncası yok ise paylaşabilir misiniz?

« Yanıtla #54 : »
Merhaba
Hikayenin sonrası şöyle devam etti.

Red Hat eğitimi aldım. 3 aylık bir kurstu. Sonrasında, tek başına bunun yetmeyeceğini farkettim ve gelişimin devamını sağlamak için Network ve C ile devam ettim. Sonra Linux (çoğunlukla Red Hat ve Debian),  network ve tcl / php / C üzerine çalışan bir firmada işe başladım. Istanbul'a taşındım.

Kısaca böyle oldu.
This life is not the real thing.
It is not even in Beta.
If it was, then OpenBSD would already have a man page for it

« Yanıtla #55 : »
Kısa gibi görünse de emek verilen bir hikâye aslında bu. Sonu da güzel bitmiş gibi, tabi hikâyenin bu kısmı sonlanmış sadece. Devamında da başarılar @plymouth :)
Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır.
Hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkân var mıdır?

Böylece yalan, dünyanın düzenine dönüştürülüyor.

« Yanıtla #56 : »
Doğrusu "Ben Yaptım" diyemem,  yalnız değildim. İnsanlar sabır gösterdiler, yardım ettiler ve öyle oldu. Haklarını vermek gerek. Bu forumun üyeleri sağolsun, burada çok şey öğrendim.
This life is not the real thing.
It is not even in Beta.
If it was, then OpenBSD would already have a man page for it

« Yanıtla #57 : »
Alan bir şekilde verdikten sonra daha ne istenir @plymouth :) Bu arada ben her ortamın bir vesile olduğunu düşünüyorum, asıl mesele insanın kendisinde. Burası dahil her ortam sadece bir araç.
Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır.
Hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkân var mıdır?

Böylece yalan, dünyanın düzenine dönüştürülüyor.

« Yanıtla #58 : »
Doğru söze ne denir?
This life is not the real thing.
It is not even in Beta.
If it was, then OpenBSD would already have a man page for it

« Yanıtla #59 : »
Merhaba
Hikayenin sonrası şöyle devam etti.

Red Hat eğitimi aldım. 3 aylık bir kurstu. Sonrasında, tek başına bunun yetmeyeceğini farkettim ve gelişimin devamını sağlamak için Network ve C ile devam ettim. Sonra Linux (çoğunlukla Red Hat ve Debian),  network ve tcl / php / C üzerine çalışan bir firmada işe başladım. Istanbul'a taşındım.

Kısaca böyle oldu.

Paylaştığın için teşekkür ederim :) Ayakta alkışlıyorum, çok hoşuma gitti.

Bu arada ben her ortamın bir vesile olduğunu düşünüyorum, asıl mesele insanın kendisinde. Burası dahil her ortam sadece bir araç.

Pek söylenecek bir şey kalmamış :)

Yalnız @plymouth, kullandığın dağıtıma bakarsak pek kısa bir süre olmadığı belli :)

Geri kalan hayatında başarılar diliyorum.
Herkesin senin gibi hayallerinin/isteklerinin peşinden gidip, mutlu ve başarılı olması dileğiyle...
« Son Düzenleme: 14 Ocak 2013 - 09:07:31 Gönderen: arpia »

« Yanıtla #60 : »
Dağıtımı özellikle OpenBSD olarak belirledim. Öğrenme alışkanlıklarımızı değiştirmek bazen süreci kısaltabiliyor. Mesela Ubuntu, kullanıcılarına bir çok imkan sağlar. O kadar ki sıradan bir Windows kullanıcısı bile Ubuntuyu başarılı ve sıkıntısız kullanabilir. Ama öğrenmek istiyorsanız size her şeyi hazır olarak veren bir sistem aslında size bir çeşit ilüzyon ile tembelliği aşılıyor da olabilir. Yeni kullanıcıların en büyük eksiği belkide daha denemeden "bu olmuyor ve olmayacak", "işe yaramadı" demeleridir. OpenBSD, kurulumunu bitirip yeniden başlatınca standart olarak siyah ekran ile karşılar sizi. X, bash, gnome, gnome-terminal hepsi gözünüzün içine bakar. Kurmak, sıralamayı öğrenmek, paketleri indirmek hepsi yeni bir uğraş ve yeni bir öğrenme sürecidir. Bu forumda birininin sıkça söylediği bir söz vardı eskiden. Bütün iyi programlar, bir programcının kendi yarasını kaşımasıyla doğmuştur. Olmasını istemek yetmez, çaba sarfetmek gerek.

Temennileriniz için çok teşekkür ederim. Umarım herkes hayallerini peşinden samimiyetle koşar...
This life is not the real thing.
It is not even in Beta.
If it was, then OpenBSD would already have a man page for it

« Yanıtla #61 : »
OpenBSD, kurulumunu bitirip yeniden başlatınca standart olarak siyah ekran ile karşılar sizi.

Bir zamanlar Linux dağıtımlarıda böyleydi :) Gerçi hala böyle olanlar var arada. Ama sizin demek istediğinizi anladım, sizin anlatmak istediğiniz başka bir olay.
Göz bebeği slackware gibi :)

Temennileriniz için çok teşekkür ederim. Umarım herkes hayallerini peşinden samimiyetle koşar...
Ben teşekkür ederim. İnşallah :)

« Yanıtla #62 : »
Türkçe'yi düzgün kullanmak kimliğini kaybetmemiş ,asimile olmamış bir toplumun ve topluluğun işidir.
♥ Kız tavlamak için kahraman olmak gerekmez. Doğru kadın zaten sizi kahraman yapar ;)

« Yanıtla #63 : »
Aynen katılıyorum ve itiraf ediyorum;

Yazdıktan sonra tek tek, heceleye heceleye okumaya başladım. :)

« Yanıtla #64 : »
Atatürkümüz ne güzel söylemiş ta o zamanlar "Türk demek Türkçe demek."
"BEDAVA Bedava yaşıyoruz, bedava;Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;Yağmur çamur bedava;Otomobillerin dışı,Sinemaların kapısı,Camekanlar bedava; Peynir ekmek değil ama Acı su bedava;Kelle fiyatına hürriyet, Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava. Orhan VELİ"

« Yanıtla #65 : »
sorduğum soruları ve gelen cevapları toplu olarak nereden bakabilirim
not:kişisel iletilerden basetmiyorum.farklı bölümlerde sorular sormuşum .o sorularıma verilen cevapları nasıl bulacam forum içinde??

« Yanıtla #66 : »
Yukarıdan "Profil"e basın, ardından "İletileri Göster"e basın.

Ayrıca https://forum.ubuntu-tr.net/index.php?action=profile;area=showposts;u=25639

« Yanıtla #67 : »
super oldu tesekurler ;)ama xampp sorununa yardım edecek biri olmadı :(

« Yanıtla #68 : »
Bakınız(daha doğrusu, lütfen okuyunuz): Bye bye Türkçe - Oktay SİNANOĞLU
Bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum; ama okuyun.

İlave olarak tabiyki, deyilki, iyki ; "choq khothü oluo" , "bepheem seny choq sevioroom" gibi yazan şahısalara da buradan iyi dileklerimi sunarım.


İletinizi düzenledim lütfen forum kurallarına uyalım.
https://forum.ubuntu-tr.net/index.php?topic=32631.0
« Son Düzenleme: 11 Kasım 2015 - 20:15:37 Gönderen: plazma »