Gönderen Konu: Bilişim Suçları & Güvenlik & Özel Hayatın Gizliliği  (Okunma sayısı 1523 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İki haber, biri Fransa'dan diğeri Türkiye'den.

Fransa'da dijital Büyük Birader korku yaratıyor.

Fransa’da temsilciler meclisi hükümetin internet üzerinde görülmemiş bir kontrol elde etmesini sağlayan yasa teklifini kabul etti. Paris’ten yapılan açıklamalarda yasanın amacının sıradan vatandaşların güvenliğini artırmak olduğu söylense de insan hakları eylemcileri bu yeni yasanın sansür ve gözetimde 'yeni bir boyut' yaratacağından endişe ediyor.

Fransız yetkililer yeni yasanın dijital suçları önlemek için getirildiğinde ısrar ediyor ancak insan hakları eylemcileri ve muhalefet partilerinin temsilcileri için yasa korkunç bir sansür planından öteye geçmiyor. Yasayı eleştirenler, George Orwell’in 1984 romanındakine benzer bir “Büyük Birader” yaratılacağını ve devletin her şeyi kontrol etmeye başlayacağını söylüyor.         

“Loppsi 2” olarak bilinen yasa Salı günü temsilciler meclisinde kabul edildi. Sırada Senato görüşmeleri var. İktidarın burada çoğunluğu elinde tutuyor olduğu düşünüldüğünde yasanın kabul edilmesine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Eğer Senato’dan da onay çıkarsa yeni yasanın bu yaz aylarında yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Der Spiegel’de yayımlanan bir makalede yasanın uygulamaya konması halinde, Fransa’nın Avrupa’da internetin en fazla sansürlendiği, denetlendiği ve kontrol edildiği ülke haline geleceği ifade edildi.

Yeni yasa, internet servis sağlayıcılarına (ISS) resmi mercilerden emir geldiği takdirde, suç teşkil eden içeriğe sahip sitelere erişimi engelleme hakkı veriyor. Tasarı metninde, “ISS’lerin, kullanıcıların uygun olmayan içeriğe erişiminin olmadığını garantileme sorumluluğu taşıdığı” belirtiliyor.

AMAÇLI YAZILIM KULLANILACAK
Der Spiegel, teklif edilen yasanın kabul edilmesi halinde yasaklanan internet sitelerinin İçişleri Bakanlığı tarafından belirleneceğini belirtti. Bu uygulama, Almanya’da çocuk pornosuyla mücadele için teklif edilen ve belli başlı sitelere girişi kısıtlayacak yasayla önemli benzerlikler gösteriyor.

Yeni Fransız yasasıyla, polis ve güvenlik güçleri kişilere ait bilgisayarlara “Trojan” olarak bilinen virüslü yazılımları yükleyerek, kullanıcıların hangi sitelere girdiğini takip edebilecek. Ancak bunun için mahkeme kararı gerekecek.

Geçtiğimiz yıl Nicolas Sarkozy hükümeti, ISS’lerin kullanıcıların yasadışı dosya paylaşım sitelerine girişini engelleyen ya da kısıtlamasına imkan veren HADOPI yasasını kabul etmişti. Bu yeni yasanın Fransa’da internetin kullanımını kontrol etmek için atılan ikinci bir adım olduğu ifade ediliyor.

POLİTİK NEDENLER
Der Spiegel, Sarkozy’nin, bu tavrını birkaç hafta içinde düzenlenecek yerel seçimlere bağladı. Sarkozy’nin partisi Halk Hareketi Birliği (UMP)  2004 yılındaki seçimlerde kötü bir performans sergilemişti. Cumhurbaşkanı bu sefer sert bir lider gibi görünerek tarihin tekerrür etmesini önlemeye çalışıyor.

Anketleri ekonomik kriz, artan işsizlik, büyüyen bütçe açığı ve çeşitli politik skandallar yüzünden Sarkozy’nin destek kaybettiğini gösteriyor. Cumhurbaşkanı seçmenlerin güvenlik endişeleri üzerine oynayarak sandıkta başarı elde etmeyi umuyor. Bu açıdan bakılırsa internette çocuk pornosundan daha iyi bir hedef olamaz.

Yeni yasayı savunanlar dijital dünya ve üzerinde kontrol kurulmasıyla ve devletin internet üzerinde denetim kurmasıyla, Büyük Biraderin sanal dünyada muhtemelen Facebook ve Twitter gibi paylaşım ortamlarında takılan “cinsel sapıklarla” mücadele edebileceğini ifade ediyor.

SANAL DÜNYADAN DAHA FAZLASI
Fransa’daki internetle ilgili ilk yasalar 2002’de Sarkozy’nin yakın müttefiki, İçişleri Bakanı Brice Hortefeux tarafından hazırlanan güvenlik paketi kapsamında gündeme geldi.

Bu paket belediye polisi ve özel güvenlik şirketlerine yönelik uygulama hükümlerinin yanı sıra, Fransa’daki güvenlik kameralarının sayısının 2011’e kadar 20 binden 60 bine, çıkarılmasını da öngörüyor.

Ülkede muhalefet en az insan hakları eylemcileri kadar öfkeli. Fransa İnsan Hakları Birliği Başkanı Jean-Pierre Dubois, “Haklarımızın kısıtlanmasıyla karşı karşıyayız” derken, Avrupa Parlamentosu’nun Yeşiller Partisi’ne üye milletvekillerinden Sandrine Béllier, yasa teklifinin internetin tarafsızlığı için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

Béllier, “İnternetin sansürlenmesi ve engellenmesinin, kişisel özgürlüklere saygı göstermeyen hükümetlerin yasal cephaneliğinde standart bir silah haline geldiğini” vurguladı.

Der Spiegel, yasanın güvenlik güçleri için beklenmedik hediyeler getirdiğinin altını çizdi. Örneğin bu yasa kapsamında vatandaşların polis dosyalarıyla bankalardaki kişisel bilgi dosyaları birleştirilebilecek. İçişleri Bakanı Hortefeux ise yasanın amacının çok masum olduğu görüşünde: “Amaç Fransızların güvenliğini artırmak.”


KAYNAK


Emniyet, bilişim suçları üssü kuruyor.

Bilişim suçlarındaki artış üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü, maliyeti 17 milyon lirayı bulacak bir bilişim üssü kurma kararı aldı. Kurulacak üs, Amerika'daki benzeriyle aynı teknolojik özelliklere sahip olacak.

Bilişim suçlarındaki artış dünya ülkelerine paralel olarak Türkiye'de tırmanışa geçti. 1998'de bilişim suçlarıyla ilgili yapılan ihbar sayısı 3 iken bu rakam 2009'da yaklaşık 3 bine çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü bilişim suçlarıyla daha kapsamlı mücadele etmek için "Bilişim Üssü" projesini hayata geçiriyor. İstanbul Valiliği'nden alınan destekle yapılacak binanın projesi tamamlandı. Vatan Caddesi'ndeki yerleşkeye inşa edilecek bina için emniyetin bir bloğunun yıkılmasına karar verildi. Yapımına nisan ayında başlanması planlanan Bilişim Üssü 2010 sonuna kadar tamamlanacak. 5 bin metrekare kullanım alanına sahip olacak binanın Amerika'daki "Bilişim Üssü" ile aynı teknolojiye sahip olacağı belirtildi. Maliyetinin 17 milyon lira olması öngörülen bina, tamamen devlet kaynaklarıyla yapılacak. "Bilişim Üssü" tamamlandıktan sonra binaya parmak izi okuyucusu ve göz retinası taraması yapıldıktan sonra girilebilecek.

ORTADOĞUYA HİZMET
"Bilişim Üssü"nün Türkiye'nin dışında ortadoğu ülkelerine de hizmet verilmesi planlanıyor. Yeni bina ile birlikte bilişim polisi sayısının 100'den 250 çıkarılacağı belirtildi. 2004'te yılında 1 kişi ile başlayan Bilişim Polisi Projesi, 2005'te Bilişim Masası'na, 2006'da Bilişim Bürosu'na dönüştürüldü. 2007'de Bilişim Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü halini alan birimde çalışan polis sayısı 30 iken 2010'da bu rakam 100 kişiye ulaştı.


KAYNAK