Touchpad çeviri karşılığı için fikir teatisi

Başlatan iKo, 08 Ekim 2009 - 13:28:14

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

iKo

Bu forumu okumuyor olsam ve karşıma işlevyüzey, kayaryüzey, temasyüzey gibi kelimeler gelse bi kitapta bu ne lan derim... Yani lütfen söyleyin kaç kişi günlük hayatında mouse a fare diyor ? Kaç kişi switch e anahtar diyor ? Kaç kişi router a yönlendirici diyor ? Kaç kişi gateway e geçityolu diyor ki ?

Bunu gerçekten merak ediyorum... !!!

ubuntuki lilith

Günlük hayatta böyle demeye başlamazsak zaten korkarım ki hiç diyemeyeceğiz.

sabian

Herşeyi türkçeleştirmemek lazım komik durumlar ortaya çıkabiliyor bence. Çok oturgaçlı götürçek isimlendirmesi hafızalardayken bence benzeri hatalara düşmemeliyiz. Kelimeyi hem anlambilimsel (semantik) hem şekil olarak inceleyelim. Touch+pad => dokunmak+ yüzey (altlık) anlamlarına gelirler. Dolayısıyla birebir çevirmeye kalkarsak "dokunulur zemin", "dokunulan yüzey" gibi anlamsız tümceler karşımıza çıkar. Önemli olan işlevsel özelliklerini öne çıkarmaktır, burda da farenin (imleç) aslında bilgisayarı grafik arayüzünde kontrol etmeye yarayan bir alet olduğunu görürüz. Dolayısıyla "dokunmatik fare" tümcesi ortaya çıkar fakat "matik" başlı başına yabancı olduğundan içinden çıkılmaz bir durum olur bu.

Biraz daha karıştıralım ortalığı :)

öz olarak "dokunmaya duyarlı yüzey" ve ya "harekete duyarlı fare"  gibi anlamlar aslında işlevinden ötürü touchpad'e yakışan isimlendirmeler olur. Ama bizim millette bir hastalık vardır ki bu aslında tehlikelidir de. Çünkü herşeyi millileştirme ama bir nevi makyajla millileştirme hastalığı vardır.  Eğer türkçe karşılık bulamıyorsak, asıl ismini kullanmalıyız. Türkçeleştirme ve dilde sadeleştirme dönemlerinden sonra şimdilerde yani, 30 yıl öncesinin kitaplarını okuyamadığımız bir gerçek. Bunun sebebi dilde yer etmiş kelimelerin yabancı oldukları için dilden atılmalarıydı, hatta bir süre sonra dilde kelime kalmayacak düzeye gelinmiş, orta asya'dan ithal kelimeler dile girmeye başlamış millet "acaba bu ne demek" diye düşünür olmuş her konuşmasında. Neyse ki bu politikalara bir son verilmiş de dilimiz biraz rahatlamış. Ama yabancı kelime istilasına uğramaktan kurtulamamış maalesef.

Osmanlıca'da yer alan  farsça ve arapça kelimelerin yerini önce Fransızca, sonra İngilizce kelimeler doldurmuş. Bu sebeple türkçeleştirme hareketleri birebir çeviri yerine, yerine kelime koymaya odaklanmış olduğundan aslında anlam karmaşasına yol açabiliyorlar. O sebeple ben aslında kullandığım Ubuntu'da touchpad yerine "imleçsürer" kelimesi görmek istemem. Bu işi dilbilimcilere havale etmek gerektiğini düşünüyorum. Zira "imleçsürer" içinde dokunulabilir bir anlam taşımıyor, yani kelimeyi karşılamaya yetmiyor. Bunun yerine kültürümüzde yeralan ve tüm anadolu tarafından ilk bakışta kavranılabilir anlam taşıyan bir kelime bulmak gerek diye düşünüyorum.

Bu illa da anlamsal olarak aynı olmak demek değildir. Yani bir çağrışımda bulunabilinen bir kelime de olabilir. Farenin işlevi nedir? bunun hayattaki karşılığı nedir? Bilgisayarın en ilkel insan (hatta canlı) prototipi olan bir alet olduğunu göz önüne alırsak, Ram yerine Hafıza veya bellek kelimelerinin ne denli yerinde olduğunu da görürüz. Biz de benzetme yapalım ve "fare ya da imleç" yerine el diyelim mesela, Ram yerine bellek çok güzel ya da hafıza.

Ben kapatayım dedikçe uzattım :) ama demek istediğim şu ki eğer hayatımız içerisinde var olan bir kavramı bu şekilde kullanırsak daha verimli ve anlaşılır olacaktır. Bellek ve hafıza buna en güzel örneklerdir. Computer'in karşılığı da bilgi saymak değildir, ama ondan daha yaygın kullanılır olmuştur dilimizde. Belki saçma gelecek ama bence "dokunma duyusu" eli çağrıştırır. bu yüzden  "touchpad" e "elaltı"  demek "imleçsürer" demekten daha iyi olur. Ama ben benzetmeler ve işlevsellik yoluyla bu kelimeyi uygun buldum, en doğrusunu yine dilbilimci ve anlambilimci arkadaşlar uygun göreceklerdir.
"Özgür yazılım ile özel mülk yazılım arasındaki fark sosyal, etik ve siyasidir" Richard Stallman

Debian Sosyal Sözleşme
http://www.debian.org/social_contract.1.0.tr.html  saimbalkaya.blogspot.com guvercincurnatasi.wordpress.com

heartsmagic

Alıntı yapılan: iKo - 08 Ekim 2009 - 13:28:14
Bu forumu okumuyor olsam ve karşıma işlevyüzey, kayaryüzey, temasyüzey gibi kelimeler gelse bi kitapta bu ne lan derim... Yani lütfen söyleyin kaç kişi günlük hayatında mouse a fare diyor ? Kaç kişi switch e anahtar diyor ? Kaç kişi router a yönlendirici diyor ? Kaç kişi gateway e geçityolu diyor ki ?

Bunu gerçekten merak ediyorum... !!!

Zamanında aynı şeyler bilgisayar için de söyleniyordu :)
Şahsım adına mouse demem fare derim. Diğerlerini zaten çok sık kullanmıyoruz. Evet, yerleşmesi biraz zor bu gibi çevirilerin ancak olmaz diye bir kaide yok. Israrla birileri kullanırsa, bir başkası beğenir ve o da kullanmaya başlayabilir. Ne kadar fazla kişi kullanırsa o kadar daha az garip gelecektir kulaklara. Örneğin ben uzun süredir "mesaj" kelimesi yerine "ileti" kullanmaya gayret gösteriyorum.
Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır.
Hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkân var mıdır?


Böylece yalan, dünyanın düzenine dönüştürülüyor.

ubuntuki lilith


"Israrla birileri kullanırsa, bir başkası beğenir ve o da kullanmaya başlayabilir. Ne kadar fazla kişi kullanırsa o kadar daha az garip gelecektir kulaklara. Örneğin ben uzun süredir "mesaj" kelimesi yerine "ileti" kullanmaya gayret gösteriyorum."

İleti örneği çok yerinde olmuş. Birkaç yıl öncesine kadar ileti sözcüğünü çok yabancıladığımı hatırlıyorum. Dilbilimci değilim ama düşününce touchpad kelimesi yerine imleçsürer mi yoksa elaltı mı derseniz, imleç sürer derim. bir dizüstü bilgisayardan bahsedince elaltında şunu yapıyoruz diye tarif etseler bana al altından iş yapmak deyimi gelir aklıma ya da elimizn altında bütün bir klavye var nedir el altında olan? ama imleçsürer kelimesi her ne kadar sözcüğün kökünde dokunma kavramını barındırmasa da imleç sürer deyince dizüstü bilgisayarda iken imleci sürmek için kullandığımız o bölme gelir başka * bir şey akla gelmez. zaten imleci de fare olmadığına göre elimizle sürdüğümüz de açık bir durum olduğuna göre, imleçsürer çok daha yerindedir ama daha uygun * bir şey bulunursa onu kullanırız elbette.
yalnız herşeyi Türkçeleştirme kaygısına da saygı göstermekle birlikte yersiz bulduğum yönler de var itiraf etmeliyim ki.Eğer dile giren bu kelimelerin çoğunluğu son çeyrek yüzyılda oldu ve biz daha bu sözcüklerin en başta kullanımı bu denli yaygınlaşmadan buna müdehale edebilecek olsaydık, şimdi bunu tartışıyor da olmayacaktık. Elbette bilim ve teknikte geri kaldığımızın açık bir itirafıdır, şu anda kullandığımız dil. Türkçe diyoruz diyoruz da, saysak acaba kökende kullandığımız kelimelerin ne kadarı türkçe. Çok kültürlü bir coğrafyada oluşumuzdan dillerin kaynaşması kaçınılmaz bir durum zaten bir dil ötekini öldürmediği sürece de kaynaşmasında bir sakınca da yok. önemli olan sözcüklerin kökeninin türkçe ingilizce lazca vs olmasından çok anlama kattığı zenginlik ve ana dille sağladığı ahenktir diye düşünüyorum ve farsça, lazca, kürtçe kelimeler bence dilimize sessel-kültürel ve uyum bakımından bence daha çok uyum sağlasa da özellikle bilim ve bilişim alanında baskın kültür amerikan kültürü olduğu için onlarla aynı üretken seviyeye ulaşıp kendi keşiflerimize kendimiz bir ad vermedikten sonra bu sözcükleri ingilizce şekliyle kullanmaktan kurtulamayacağız. neyse ki söz konusu bir roman, şiir olduğunda ingilizce bu kadar türkçeyi tutsak etmiş değil henüz

heartsmagic

Alıntı yapılan: dewrim2 - 08 Ekim 2009 - 15:05:47
Herşeyi türkçeleştirmemek lazım komik durumlar ortaya çıkabiliyor bence. Çok oturgaçlı götürçek isimlendirmesi hafızalardayken bence benzeri hatalara düşmemeliyiz.

Hep takıldığım bir noktadır. Bu durum safsatadan ibarettir, TDK bu şekilde bir öneri yapmamıştır.
Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır.
Hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkân var mıdır?


Böylece yalan, dünyanın düzenine dönüştürülüyor.

hasanyılmaz

heartsmagic'in dediği gibi oturgaçlı üfürgeçli götürgeçler TDK'yı küçük düşürmek isteyenlerin bir uydurmasıdır.

Mümkün olduğunca her şeyi Türkçeleştirmek gerekmektedir. Türkçenin ayakta durabilmesi isteniyorsa yapılması gereken budur, Türkçe konuşmaktır.

ladysitter

Beni Taniyan Bilir, Bilen Anlar, Anlayan Susar, Anlamayan Uzar...

sabian

Alıntı yapılan: hasanyılmaz - 09 Ekim 2009 - 19:18:25
heartsmagic'in dediği gibi oturgaçlı üfürgeçli götürgeçler TDK'yı küçük düşürmek isteyenlerin bir uydurmasıdır.

Mümkün olduğunca her şeyi Türkçeleştirmek gerekmektedir. Türkçenin ayakta durabilmesi isteniyorsa yapılması gereken budur, Türkçe konuşmaktır.

Gündelik hayatta ve akademik ortamlarda türkçe'yi kullanmaya özen gösteririm ama herşeyi türkçeleştirmek gibi bir derdim yok zira her ifade edilmek istenen duyguyu kendi öz dilinin dışında ifade edemezsiniz. Bugün divan edebiyatının eşsiz örneklerini istediğiniz kadar türkçeleştirin o vezin uyumunu ve kafiyeyi tutturamayacağınız gibi  anlam bütünlüğünü de sağlayamazsınız. Ya da İngilizceden bir metin çevirdiğinizde çok duygusuz bir şey elinize geçmiş olur. Benim dikkat edilmesi gerektiğini söylemeye çalıştığım nokta aslında burası.

En basitinden Ubuntu kullanıcı olarak hepimiz ubuntu kelimesine karşılık bir kelime bulabilir miyiz? hayır!

Ubuntu : "Ben, sen sen olduğun için benim !"
Afrika Zulu dilindeki anlamı.

hadi buna türkçe olup da aynı anlamı verecek bir kelime bulalım, bulamayız.Türkçeye çevirmekte sorun yok, adamlar zulu'cayı çevirmişler, ama bu anlamı karşılayacak bir kelimemiz yok. O yüzden mesele çok oturgaçlı götürgeç meselesi değil. Alternatifin yoksa fazla zorlama kardeşim, "yabancılar buna böyle diyor" diyerek kabul et. O sebeple ben taucpad'e daha yatkınım açıkçası. Ne öyle imleçsürer, kayanfare. Komik oluyor. laf yerine teknik anlamda yarışa katılmaya çabalayalım.

Tübitak öyle yapmadı mı? İşte "pardus" türkçe mi? hayır. Aslen latince bir kelime ama adamlar onu uygun buldular. Ya da diğer bir dağıtım olan "Truva" o da yunanca ya da latince bir kelime. Türkçeleştirmede beğendiğim kelimeler açmaktan "açı", üç köşeliden "üçgen" gibi amacına ve karşılığına yabancı olmayan, ona yakışan kelimelerdir. Ben bilgisayarımı türkçe kullanıyorum, ama açıkça söylemeliyim bilgisayarımda "touchpad" yerine "imleçsürer" gibi bir karşılık görmek istemem, çok eklektik " bu da böyle olsun" diye konulmuş bir isimlendirme, ben istemem yani. Bazen türkçe yama indirip kuruyordum Windows'ta oyunlar için. İngilizce bilmediğim halde oyunu ingilizce olarak oynamak daha eğlenceli oynayınca daha rahat oluyordu. Türkçe menüyü bile karıştırıyordum neredeyse.
"Özgür yazılım ile özel mülk yazılım arasındaki fark sosyal, etik ve siyasidir" Richard Stallman

Debian Sosyal Sözleşme
http://www.debian.org/social_contract.1.0.tr.html  saimbalkaya.blogspot.com guvercincurnatasi.wordpress.com

ladysitter

bisey onermek istiorum... kelimeyi turkceye cevirmek yerine eger biz bu teknolojiyi uretebilmis olsaydik ne isim verirdik bunu dusunsek daha verimli bi sonuc elde etmezmiyiz?
Beni Taniyan Bilir, Bilen Anlar, Anlayan Susar, Anlamayan Uzar...

heartsmagic

@dewrim2, bazı durumlarda çok kasılmaması, zamana bırakılması konusunda sana hak versem bile, ne yazık ki eğer senin düşündüğün gibi davranılırsa, yani tamamen durumu es geçersek ne yazık ki ileride "bilgisayar", "üçgen" gibi kelimelerimiz de olmaz. Kelimelerin kullanılabilmesi için toplumların kendilerini benimsemesi lazım. Benimsemeleri için de birilerinin üretmesi lazım, aksi takdirde hiç bir kelime dilimize güzel bir şekilde giremez. Üretilir, beğenilmez, üretilir beğenilir. Ancak mutlaka üretilmelidir.

Ubuntu, Pardus zaten özel isimler. İkisi de birer uç örnek bunu sen de çok iyi biliyorsun. Konumuzla ne yazık ki pek bağdaştıramayız bunları. "Touchpad" kelimesine öneri aramak son derece makul bir durum. Ayrıca kimse cümleleri, şiirleri çevirelim demiyor ki, konuştuğumuz şey kelimeler.
Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır.
Hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkân var mıdır?


Böylece yalan, dünyanın düzenine dönüştürülüyor.

iKo

#11
Çeviri konusunda illa da bir karşılığı olması mı gerekiyor acaba ? İzmir'li olan vardır elbet, şunu yazmak istiyorum ; İIF - İzmir International Fair 'i biz nasıl çevirmişiz zamanında = İzmir ENTERNASYONEL Fuarı... Ve hala her yerde bu yazar...Enternasyonel nedir yaaa ? Yani bu iş senle benle olmaz :) Bilgisayarmış, üçgenmiş, daha dolu kelime var günlük hayatta kullandığımız. En nefret ettiğim şey, herhangi bir dildeki bir kelimeyi alıp okunduğu gibi bize geçirmek... Buyrun enternasyonel, taksi, otobüs, telefon bunları da atmak lazım... Oto=Auto Büs=Bus bunların bir anlamı yok... Taksi ne demek ? Dolu kelime var böyle... Touchpad'e bir şey buldunuz, taksiye ne diyeceksiniz ?

Kelimeleri çevirmeye kalkarsak Türkçe kelime çoook az olduğundan çok iş düşer...

Buldum touchpad de taçpet olsun, bu zamana kadar, futbol ya da basketbol kimseye battı mı yooo taçpet e de alışırız o zaman...Ayak ın türkçesi fut mu? bol ne ?

Dipsiz kuyu bu...Boşveriiiin, ya da hepsi içi düşünün :)

hasanyılmaz

Alıntı yapılan: iKo - 11 Ekim 2009 - 11:33:47
Çeviri konusunda illa da bir karşılığı olması mı gerekiyor acaba ? İzmir'li olan vardır elbet, şunu yazmak istiyorum ; İIF - İzmir International Fair 'i biz nasıl çevirmişiz zamanında = İzmir ENTERNASYONEL Fuarı... Ve hala her yerde bu yazar...Enternasyonel nedir yaaa ? Yani bu iş senle benle olmaz :) Bilgisayarmış, üçgenmiş, daha dolu kelime var günlük hayatta kullandığımız. En nefret ettiğim şey, herhangi bir dildeki bir kelimeyi alıp okunduğu gibi bize geçirmek... Buyrun enternasyonel, taksi, otobüs, telefon bunları da atmak lazım... Oto=Auto Büs=Bus bunların bir anlamı yok... Taksi ne demek ? Dolu kelime var böyle... Touchpad'e bir şey buldunuz, taksiye ne diyeceksiniz ?

Kelimeleri çevirmeye kalkarsak Türkçe kelime çoook az olduğundan çok iş düşer...

Türkçe'nin kelime kökleri az değil, tam tersine dünya dilleri arasında en geniş dağarcığa sahiptir.

Söylediğiniz gibi birçok kelimeyi okunduğu gibi kullanıyoruz ve bunlar dilimize yerleşmiş durumda. Yerleşik kelimelere bir şey bulmaya çalışmıyoruz zaten. Olduğu gibi İngilizce kullanılacağına Türkçe kullanılsın istiyoruz, çabamız da bu yönde.

Türkçeleştirme çalışmalarına itirazlar iki şekilde oluyor genelde. Birincisi sizin gibi "Bu kelime böyleyse şu kelime nasıl olur?"; İkincisi de "İngilizce kavramları Türkçeleştirmemek gerek!" şeklinde. İlki tepkisel, ikincisi de düşüncesiz bir karşı çıkma şekli. Ancak ikisinin bir ortak noktası, Türkçeye hiçbir yararları olmamalarıdır.

Her kelimeyi kendi şartlarına göre değerlendirip çevirmek gerekir. Bugün "taksi"yi değiştirmeye çalışmak (benzer şekilde kullanılan dolmuş varsa da) komik olur.
Kavramların Türkçelerini aramamak, çevirmemek büyük hata; Geleceği düşünmemekle aynı şey. Bugün bunları Türkçeleştirmediniz diyelim, yarın konuşma dili ne olacak? Bugün zaten teknik konularda durum içler acısı. Türkçe İngilizce karışımı, ne olduğu belirsiz bir dil konuşuluyor. Hiçbir çalışma yapılmadığı takdirde bu karışımı oluşturan diller içinde kavramı üretene kayacaktır ibre; Yani İngilizceye.

İnsanlar böyle tantana yapıp toz kaldıracakları yerde susup yoldan çekilseler çok daha iyi olur..

canosayan

aslında yazmak istemedim. sonuç olarak çeviri tayfasının konusu. yinede kendimi tutamadım.

bence kelimeler dile girerken türkçeleştirilmeli. mesela bilgisayar böyle kelimelerden. zamanında türkçe olarak dönüşerek girmiş. fakat touchpad böyle değil. artık dilimize yerleşmiş durumda.

arkadaşların dediği gibi kaçımız router yerine yönlendirici diyor? genel olarak bakarsanız sabit disk değil hard disk yazıyoruz.

olaya şu açıdan bakmak lazım biraz da. çevirileri ne için yapıyorsunuz? maksadınız her kelime türkçe olsun, gavur dili kalmasın mı yoksa Türkler de bu işletim sistemini kolayca kullansın yayılsın mı?

Şöyle basit bir düşünceye gidiyorum. Siz touchpad'i imleçsürer olarak değiştirirseniz ne olur. Es kaza babam bu kelimeyi okusa bana telefon açar. Oğlum imleçsürer ne diye sorar? Açıkçası bu konuyu okumamış olsam, bende valla bilmiyorum baba bir araştırayım derim.

açıkçası imleçsürer'in ne olduğunu bu konuya bakmadan bilemem de.


Chmod bizim işimiz.

ubuntuki lilith

Açıkçası ben herşeyi Türkçeleştirme delisi olmamakla birlikte bu yargılara katılamayacağım. Dil çok önemli bir araç, bu tüm diller için geçerli hepsi ayakta durmasını bilmeli ve kendini korumalıdır. Yaygın dil olarak ingilizce tüm dillere giriyor, bir dile yabancı kelimenin girmesi ile o iki dile ait ulusların kültürlerinin kaynaşmaları aynı şey değildir bence, biz ingilizce konuşarak teknolojide ilerlemeye katkı sağlandığı veya işimizi kolayladığımızı düşünürsek büyük bir yanılgıya düşeriz. Düşünelim birazcık, dil yüzyıllar içerisinde oluşan yaşayan ve gelişen bir varlık, sürekli değişimlere uğruyor ya zenginleşiyor ya da köreliyor. Bir dilde herhangi bir kelimenin kalıcılaşması öyle beş on yılda tamamlanan bir hadise değil. Dolayısıyla henüz 20-30 yıldır kullanılmaya başlanmış, konumuz itibariyle bilişim alanındaki, bu sözcükler şu an dilimizde yer etmiş gibi görünseler de, unutmayalım ki dilin ömrü bizim ömrümüzden fazladır. Şimdi bu kelimeleri kullanmaya başlamış olmamız ebediyyen değişmezliğini göstermez. Halen Türkiye'de mause nedir bilmeyen milyonlarca insan var ve bundan ötürü bu kelimeleri Türkçeleştirdikçe, kullanmaya özen gösterdikçe durum tam tersine evrilebilir kanısındayım. Çünkü teknikteki gelişmelerin hızına dilde eşdeğer bir adımla yürümezsek en çok dil kaybedecek bundan. Bu elbette bir Fransızca, bir İtalyanca için de geçerli. İngilizce bilelim ama kendi dilimizi de bilelim. Her kültür kendi diline sahip çıkmalı bence, Afrikadaki tek bir kabilede kullanılan dile varana kadar...

canosayan

peki o zaman imleçsürer deyin. ama bunun çok oturgaçlı götürgeç olayından farkı olacağını düşünmüyorum.
Chmod bizim işimiz.

heartsmagic

Tekrar edeyim çol oturgaçlı götürcek diye bir öneri asla olmamıştır!

Yapmayın arkadaşlar, lütfen, çok garip tepkiler veriyorsunuz. Bu şekilde bırakalım demek inanın çaresizlikten başka bir şey değildir. @iKo, çok geniş bir yorum yapmışsın ancak o yorumun içindeki bir yargın inan o yorumu silip atıyor. Türkçe'de çok az kelime var demek dilini tanımamakla eş değerdir.

Bu konuda @hasanyılmaz'ın yazdıklarının üstüne bir şey söylemek inanın abes olur. Tamam, her şeyi zaten çeviremeyiz artık. Toplumun kabullendiği kelimeleri istesek de söküp atamayız. Ancak örneğin ben bu başlığı okuya okuya artık imleçsüreri yadırgamamaya başladım. Ön yargılı değilim, değişime açığım. İstedikten sonra alışılabilir kelimelere.

Tekrar edeyim uzun zamandır mesaj kelimesi yerine ileti kullanıyorum. Hard disk değil, sabit disk demeye çalışıyorum. Evet biliyorum, madem öyle neden disk kullanıyorsun diye soracak olabilirsiniz. Artık disk yerleşmiş durumda, ancak hard? Hani, kendimi kasıp neden "mouse" ya da yanlış bilinen şekli "mause" diyeyim ki?
Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır.
Hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkân var mıdır?


Böylece yalan, dünyanın düzenine dönüştürülüyor.

raspacı

Bu konuda ben de imleçsürer (mümkünse daha uygunu) kelimesinden yanayım. Touchpad bana çok yabancı geliyor. Bir insan en iyi kendi anadilinde düşünür arkadaşlar. Dilimiz ne kadar zenginleşirse bu kişisel olarak bizim bilim, sanat üretme ve dünyaya açılma kapasitemizi artırır. Fizikte bu dilimizi zenginleştirme  çok yoğundur özellikle. İnanın bu anlamayı kolaylaştırıyor: Soğurma, bağıllık, görecelik, emilim, ışınım, saçılma deneyi vb. kavramlar hem anlamayı kolaylaştırır hem de annemizin konuştuğu dilde 3 boyutlu soyutlama yapmamızı sağlar. Biz ingiliz değiliz. Ne kadar bilsek te bu dilde yapacağımız soyutlama bir yere kadar gider. Arapça, İngilizce, Farsça, Kürtçe kelimeler dilimize yerleşmişse artık bu bizim zenginliğimiz olur ancak touchpad kelimesi şunun şurasında kaç yıllıktır?  Yerine daha güzeli bulunana kadar çalışanları yadırgamamak lazım.
nereye gidersen git kendini de götürürsün.

iKo

#18
Alıntı yapılan: heartsmagic - 11 Ekim 2009 - 19:23:49
Tekrar edeyim çol oturgaçlı götürcek diye bir öneri asla olmamıştır!

Yapmayın arkadaşlar, lütfen, çok garip tepkiler veriyorsunuz. Bu şekilde bırakalım demek inanın çaresizlikten başka bir şey değildir. @iKo, çok geniş bir yorum yapmışsın ancak o yorumun içindeki bir yargın inan o yorumu silip atıyor. Türkçe'de çok az kelime var demek dilini tanımamakla eş değerdir.

Bu konuda @hasanyılmaz'ın yazdıklarının üstüne bir şey söylemek inanın abes olur. Tamam, her şeyi zaten çeviremeyiz artık. Toplumun kabullendiği kelimeleri istesek de söküp atamayız. Ancak örneğin ben bu başlığı okuya okuya artık imleçsüreri yadırgamamaya başladım. Ön yargılı değilim, değişime açığım. İstedikten sonra alışılabilir kelimelere.

Tekrar edeyim uzun zamandır mesaj kelimesi yerine ileti kullanıyorum. Hard disk değil, sabit disk demeye çalışıyorum. Evet biliyorum, madem öyle neden disk kullanıyorsun diye soracak olabilirsiniz. Artık disk yerleşmiş durumda, ancak hard? Hani, kendimi kasıp neden "mouse" ya da yanlış bilinen şekli "mause" diyeyim ki?

Türkçe'de yeteri kadar kelime olsaydı, teknik anlamdan bahsediyorum, derslerimiz İngilizce, okumak ZORUNDA olduğumuz kitaplar İngilizce olmazdı ki bu sadece Türkçe için geçerli değil. İngilizce geniş bir dil, bu sıkıntı İspanya'da da var İtalya'da da... Fransa'da bile gördüm diyebilirim... Kusura bakmayın ama Türkçe'de çok kelime var derken ben gerçek Türkçe'den bahsediyorum... Mesela size göre oto, maksimum, minimum, robot, basketbol, krem "ki bunlar teknik bile değil" daha çook yazarım da anlayan anlıyor, bunları Türkçe olarak mı kabul ediyorsunuz ?

Bir ağ kitabı okudum, gelde anla !!! Okuyorum anahtar falan yazıyor içinde ulan noluyo diyorum, diğer sayfada resim koymuş... Böyle döküman olacaksa bırakır İngilizce okurum... Evet bilgisayar a söylenecek söz yok ama, gün içinde kullandığınız bir kaç tanedir... Bana Türkçe'yi savunanlar ya da her şeyin Türkçe olmasını isteyenler switch yerine anahtar mı kullanıyor günlük yaşantısında ? Router almaya gittiğinde yönlendiricilerin fiyatları nedir acaba mı diyor ? Telefona ne diyor ya da  ? Dile yerleşmiş zaten demek de pes etmektir bence...

Benim karşı olduğum şey yarım yamalak olmasıdır, ya baştan aşağı oturur değiştirirsin, yapamıyorsan da bırakırsın... İş bankasının MAXIMUM, Yapı Kredinin WORLD Card diye kartları var. Bunlar ne allah aşkına ? Bunlar takılmıyorda bilgisayarda ki touchpad mi dokunuyor ?

Çoğu kelimeler sağdan soldan dilimize girme, onları da kabul etmeyelim o zaman baştan her şeyi öz Türkçeleştirelim... Taksiye neden pıtpıt demiyoruz ? Taksinin bi anlamı var mı ? Pardon TAXI nin...

Türkçe kelime kıtlığı burada var, sen chip e çip deyip çip de Türkçe dersen olmaz bence... Disk Fransızca'da da disk, Router da router...Hatta touchpad de touchpad...

Yapsaydı Fransızlar yapardı herhalde değil mi ?

Öyle bir iki kelimeye karşıt bulmakla dil kurtarılmaz, kökten lazım değişiklik... Fizik örneği güzel, anlamlı, anlaşılıyor... Hepsi ona has bilime has kelimeler...

Buyrun bilgisayar için de yapalım ama kelime birleştirmeden ! Türeterek...

Bu arada İzmir ENTERNASYONEL Fuarı sanırım Uluslararası kelimesi ortaya çıkmadan kuruldu... Burdan sadece bu anlaşılıyor...



Mesaj tekrarı yüzünden mesajınız birleştirildi. Bu mesajın gönderim tarihi : 11 Ekim 2009 - 19:58:48

Ayrıca madem bu kadar Türkçeleştirme meraklısısınız, bence siteden başlamakta fayda var... Ubuntu Türkiye Wiki deki Wiki nedir ? W nedir ?

Sonuçta Türkiye için vikipedi var... Ubuntu Türkiye Viki de yazılabilir değil mi ?

Ve Web Tarayıcıları kısmında tarayıcıyı iyi güzel yazmışsınız da Web neyin nesi ? Web yerine de Türkçe kelimeler kullanılabilir...Sonuçta ağ demek...Ama network de ağ demek o güzel zengin Türkçe mizde...

Bahsettiğim kıtlık bu...

raspacı

Herşeyi Türkçeleştirelim diyen olmadı ki zaten. Olduğu kadarıyla.
nereye gidersen git kendini de götürürsün.

ironic

@iko senin savunduğunu uygulamak bin yıllardır gelen bir kültürü baltalayıp bitirmekle eşdeğer. Dil doğasına bırakılmalı ama günümüzde çok hızlı bir devinim mevcut. Her alanda onlarca, yüzlerce alt bilim , sanat dalı doğdu. Bu konuda mecburi bir mücadele gösterilmek zorunda. Ayrıca ingilizce geniş falan bir dil değildir. En basitinden bir ingilizce- ingilizce sözlüğü açarsanız  ingilizce bildiğimiz çoğu sözcüğün aslında  Fransızca ve diğer dillerden geçtiğini görürüz. Bu diller yapı olarak birbirine yakın diller ama bizim dil ve ses yapımız bence bu dillere çok uzak kalıyor.  Eğer kendi dilimizden bir karşılık üretemediysek bizim dil ailemize en yakın dillerden yardım almamız daha doğru olur. Örneğin, TDK "Slogan" sözcüğüne karşılık olarak Orta -Asya Türk dillerinde karşılık edinmiş "Uranlık" sözcüğünün  kullanımını öneriyordu. Bana göre slogan demekten çok daha kolay ve dil yapımıza uygun bir sözcük. Ha anlam karmaşası olacak dersen bu yabancı  sözcüklerin hiçbirini ne dedemiz ne de ninemiz biliyordu. Yani değiştirilemez durumda değil. Gösterilecek özveriyle bir sonraki kuşağı çok rahat kazanabiliriz.  Ülkece gösterilecek  özveri bence herşeyi çözmeye yeter.

heartsmagic

@iKo, sanırım yazdıklarımı okumuyorsun. Ben zaten dile yerleşen şeyleri değiştirebiliriz diyor muyum? Teknik konulardaki sıkıntı çok ayrı bir mesele. Oradaki problem dilden değil, teknik konularda ne yazık ki geride kalmamızdan kaynaklanmakta. Elbette teknolojiyi üreten ismini de kendisi verecektir. Fakat ben de diyorum ki, bilgisayar şimdi çok mu kötü? Karşılık bulabileceğimiz kelimelerimizin olması yararsız mı? Evet çözüm belli, teknik açıdan gelişmeliyiz ancak onu şu an yapamadığımıza göre?

Minimum yerine asgari kullanırım, hard yerine sabit derim, mesaj yerine ileti derim. Mümkün mertebe dilimizde zaten yerleşmiş halde olan kelimeleri kullanırım, kullanmaya da devam ederim. Ayrıca emin ol Türkçe hiç de az kelimeye sahip değil. Kaldı ki üretkenlik açısından savunduğun İngilizceyi oldukça gerilerde bırakır. Her ifade için yeni bir kelime için gayret gösteren İngilizce kullanan ülkelere karşılık olarak, Türkçe o kadar üretken bir dildir ki, sadece bir ekle oldukça farklı anlamlar kazanabilir.

Yapılan şey ne yazık ki daldan dala atlama. Web yerine başka bir şey diyebiliriz elbette, Wiki yerine de Viki diyebiliriz. Bunlar değil konuştuğumuz şey, konuştuğumuz şey zihniyet farklılığıdır. Ben asla olduğu gibi kalsın konusuna katılmıyorum.
Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır.
Hayatlarıyla yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkân var mıdır?


Böylece yalan, dünyanın düzenine dönüştürülüyor.

kozanibo

Alıntı yapılan: BayboraKaan - 11 Ekim 2009 - 20:41:11
İllaki diğer dillerde ki gibi her nesneye ne işe yaradığını çağrıştıran bir isim mi bulmak zorundayız?
Size Araba kelimesi ne çağrıştırıyor, ben söyliyeyim hiç bir şey ama anlamı ne olduğunu biliyoruz A'dan B'ye götürmeye yarayan araç.

Buna da değişik bir isim bulsanız ve ilki başarsanız olmaz mı?

sizin bir öneriniz var mı? benim aklıma hiçbişe gelmedi :D

kozanibo

dilimizi yormayan kulağa da o kadar hoş gelmeyen ama eğer oturursa çok anlamlı bir önerim var ve ilk duyan herkesi biraz gülümsetecek ve belki çok şikayet gelecek....

söyleyeme utanıyorum şimdilik  :-\    :-[

ubuntuki lilith

Söyleyin nedir? Ayrıca Türkçe'de bileşik kelimeler de vardır neden iki kelimeden oluşan bileşik kelimeler bir "eksiklik" gibi gösteriliyor. Tamam imleçsüreri beğenmemenizi anlayışla karşılarım ama iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan sözcükler uyduruk değildir neticede. Üstelik de çok yaygındır.